indir
Yavaşla, hızdan kendinizi alamadığınız ve  birçok işe yetişmeye çalıştığınız  bir anda çıkar karşınıza. Durdurur sizi ve der ki;

Yavaşla! Bu dünyadan bir defa geçeceksin!

Kitap iki bölümden oluşur.
Birinci bölümde size yavaşın güzel olduğunu ve hayatın farkında olarak yaşanması gerektiğini anlatır.
İkinci bölümde ise modern çağda insanın trajik halini başlıklar içinde açar.
Farkı yönlerden belki de aynı insana bakarsınız. Satırlar gayet akıcıdır. Hiç sıkılmazsınız okurken.
Tek düze bir anlatım tarzından uzakta birkaç alıntı cümle ve örnek olayla anlatılanı pekiştirir.
Okumaya devam ederken onayladığınız şeyleri ardından gelen sözle daha da tasdik edersiniz.
Yazar sizinle konuşur gibidir. Sanki ellerinizi birbirine bağlamış karşısına geçmiş onu dinliyorsunuzdur.
Kitaba ara verdikten sonra geri dönmek zor olmaz. Anlatılanı anlamak için birkaç sayfa baştan almazsınız.
Her sayfa kendi içinde bir sohbet havasındadır.

 

Kim bilir belki sizin de yavaşlamak için bir nedeniniz vardır…

Dingo’nun Ahırı Nereden Gelir?

1176407_1450278261854216_1944299770_n

Atlı tramvayların kullanıldığı dönemlerde insanlar pek çok zorluğun karşısında atların gücünü kullanmaktadırlar.

Bu dönemde atlar yokuş çıkılmasında daha da ihtiyaç duyulan bir hayvan haline gelmektedir.
Bu tramvayları atların dinlenmesini beklemeden hareket edemezler.
Özellikle taksim meydanında dinlenme ihtiyacı duyan bu atlar bu bölge de bulunan bir ahırda bir süre dinlendikten sonra yollarına devam etmektedirler.
Bu ahırın o dönemdeki tek sahibi olan bir rum ise bu ahıra dingo ismini takmıştır.
Gün boyu onlarca atın bölgeye girip çıkması ile ortaya çıkan bu söz aslında yol geçen hanı anlamı vererek dingonun ahırı söz öbeğinin doğmasına neden olmuştur.

ALTTA KALAN KİM? (Üstâd’tan)

nfk

 

    Necip Fâzıl, Osman Yüksel’e bir tomar kağıt göstererek,“İşte şeceremiz.         
Benim soyum   Kısakürek ailesi.   Dulkadiroğulları’na dayanır…” diye övünür.

Serdengeçti:
 “Üstâd çok güzel ama, ne yazık ki siz en alta düşmüşsünüz!”     diyerek takılmak ister.
 Çile şairi altta kalır mı? Şecereyi ters çevirir ve adını en üste çıkarır, sonra da:
              “Bütün bunlar, beni hazırlamak için gelmiş geçmişlerdir!” der.